Tarihin en yaşlı Dünya Kupası Şampiyonu milli takım kalecisi. 1970’li yıllarda milli maçlarda 1193 dakika gol yemeyen file bekçisi. 1982’de Dünya Kupası, Uluslararası turnuvalarda 1042 dakika boyunca hiç gol yemeden kalecilikte bir başka rekorun sahibi. Kariyerinin ilk maçında 5 gol yese de tarihin tozlu sayfalarına efsane kaleci olarak geçmiştir, Dino Zoff.

Geçtiğimiz ay raflarda görmeye başladığımız Serhan Asker’in “Efsane değil insanım” adlı kitabı sayesinde tanıştım Dino Zoff ile. 42 yaşında futbola veda etmiş, İtalya adına 112 kere milli formayı giymiş, 26 yaşında İtalya ile Avrupa Şampiyonluğu yaşamış bir efsanenin hikayesini okurken çok etkilenmiştim. Hele ki gelecek için vasiyeti, okullarda da ders olarak okutulacak nitelikteydi.

“Sporun en güzel çağları bir kaleciye göre 36-42 yaşları arasıdır. Hele fizik olarak kendinize iyi baktığınız zaman ve de bunu tecrübeyle birleştirdiğinizde harika işler yaparsınız. Ben kendime iyi baktım, düzgün yaşadım. Uykumu iyi aldım. İyi beslendim. Eğlencemin dozunu ve zamanını iyi ayarladım. Ünlü birisiydim. Herkesin yanında yer almak istediği birisiydim. Ama ben bir futbolcuydum. İyi olmalıydım ve bunu sürdürmeliydim. Kendime bu felsefeyi edindim ve bu yoldan gittim. Bu çok önemlidir. Gençler de eğer ki Dino Zoff’tan daha iyi olmak istiyorlarsa bu yolu takip etmelidirler.”

Çok değil, Dino Zoff’un futbolu bırakmasından 1 sene sonra Rize’de dünyaya gelen bir çocuk Mehmet Aşlamacı. O da hayatı felsefe edinip futbola uyarlayanlardan. Diğerleri gibi topun peşinden koşturanlardan değil, topa göğüs gerenlerden. Yalnız kalanlardan.

Onun da hayali bir gün profesyonel imza atıp takımının kalesini korumaktı. 1998 yılında çıkan amatör lisans ile dahil oldu futbol camiasına. Aylar geçti yıllar geçti. Mehmet, oradan oraya savruldu durdu. Bir o kulüp bir bu kulüp derken lisansı amatör olan bu çocuk profesyonelliğinden hiç ödün vermedi.

Futbolu sadece yeşil sahalarda değil salonda da oynamaya karar verdi ve sonrasında milli takıma kadar yükseldi. Daha sonra “Bir de plaj futbolu oynayayım” dedi. Burada da başarılı oldu. Bir kere giydiği milli formayı burada da kimseye kaptırmadı. Asıl istediği forma belki Volkan’da, Tolga’da, Onur’daydı ama buralarda kendine rakip tanımıyordu Mehmet. Bir dönem nereye yetişeceğini bilemedi belki ama 38 kez A Milli Futsal Takımı’nın, 32 defa da A Milli Plaj Futbol Takımı’nın yani toplamda 70 milli müsabakanın formasını giyerek kalenin vazgeçilmezi oldu.

Mehmet yılmadı, yıkılmadı “Lisansım amatör ama yaşantım profesyonel” diyerek devam etti. Yatarken başucunda duran, birçok kez ülkemiz için terlettiği ay-yıldızlı milli formadan destek aldı, pes etmedi. Sonunda birkaç gün önce sona eren devre arası transfer sezonunda 32 yaşında profesyonel imzayı attı ve Türkiye liglerinin en yaşlı profesyonel olan oyuncusu oldu. Tarihin en yaşlı Dünya Kupası Şampiyonu milli takım kalecisi Dino Zoff’un vasiyetine uyarak.

Paylaş

İstanbul Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Spor Gazeteciliği mezunu